3 Nisan Cuma-4 Nisan Cumartesi
Cuma gününü atladım arada çünkü gece geç geldim odaya ve oda arkadaşım ile biraz konuşup yattık ardından.
Neden geç geldiğimi anlatacağım ama önce cuma gündüzü anlatayım.
Sabah 10.00da kombimizi tamir etmek için tamirci ve karşıdaki adam geldi ve uyandım.Ardından giyinip çıktım.Yurttan tren istasyonuna 12 dakikada yürüdüm.Amsterdam Centraal trenine binip Amsterdam'da babamlarla buluştum.
Önce gidip bankamatikte beraber denedik ve orda da çekemedim.Bunun üzerine babam bankacı bir tanıdığını aradı.Tanıdığı,sorunumla ilgileneceğini ve birkaç saat sonra aramamızı söyledi.Biz de o arada Amsterdam'da gezmeye devam ettik.Sosisli alıp kanal kenarındaki banklarda yedik :) Ben sırtımda sırt çantam,sırt çantamın kayışlarına takılı montum ile tipik bir turisttim :) Hava gerçekten pek güzeldi.
Sonra telefon geldi bankacıdan,karşılıklı konuşudu ve sorunum çözüldü.Denemek için bir miktar para çektim ve voila! Çekebildim.Bu sorunu hallettikten sonra babam da ben de rahatladık.
Daha sonra Amsterdam'da gezmeye devam ettik.Büyük bir yiyecek marketine girip bana biraz hazır yemek aldık yurtt kolay olsun diye..Hazır puding,çikolata,kraker,hazır çorba,(adını unuttum ve kalkıp bakmaya üşeniyorum) şu üstüne sıcak su koyunca şişen hazır makarna ve normal makarna aldık.Böylece yemek sorunumu birkaç gün için de olsa çözmüş oldum.(Baktım..Noodle)
Aa söylemeyi unuttum :D Tren istasyonunun karşısında Kapadokya adı ile Türk bir dönerci var :)
Neyse..
Yemekleri de aldıktan sonra babamların otele doğru yürüyüp bir yerlerde bira içelim,sonra da babamların eşyaları odaya bırakalım dedik ve yol üstünde bir coffee shopta oturduk.Ne istersiniz diye geldiklerinde bira dedik.Alkolümüz yok dediler.Peki dedik kalktık-derkeenn Ali Abi'nin (babamın arkadaşı) poşeti açıldı ve tadaaa bir şişe şarap coffee shopta oturan müşterilerin ayaklarının biraz ilersinde yere çarpıp kırıldı!! Masaların altı ve önü kırmızı şarap oldu komple!! Adam içerdeydi görmedi biz de hemen sıvıştık zaten ama komediydi."Alkol yok ha?Al sana alkol.Çaaat" gibi oldu :D :D
Sonra babamların otele gittik.Onlar eşyalarını bırakıp dışarda bira içmeye başladı,ben de otelden 10-15 dk internete girdim.
Sonraaağ babamla gündüz gözüyle Red Light District'e gittik.
Babamla istasyona gittik.Trenim kalkana kadar beraber bekledik,sonra vedalaştık ve ben yola çıktım trenle.Ede'ye geldiğimde güneş batmış ve karanlık çökmeye başlamıştı.Önümdeki takribi 15 dakikalık orman içi yürüyüşü gözüm yemedi ve taksiyle geldim yurda.
Aldıklarımı yerleştirdim,ortak odaya gittim yemek yapmak için.Serkan ordaydı,oturduk beraber.Sonra Macar gruptan biri geldi,buddylerin biri yurda geliyormuş,ona welcoming yapılacakmış,haberiniz olsun demeye gelmiş.Tamam dedik,biz zaten ortak odadaydık.22.00 gibi kimin olduğunu unuttuğum buddy ve onun arkadaşı geldi.Macarların 5i,biz 2 türk,1 Endonezyalı beraber oturup bir yandan konuşmaya bir yandan içmeye başladık.Daha sonra Romanyalı kızlar da geldi.
Gece sayabildiğim kadarıyla 2 şişe şampanya,3 şişe şarap,bir çok bira ve enerji içeceği içildi.
Bu arada bir yandan sessiz sinema oynamaya başladık.Romanyalı kızlar oynamadılar ve odalarına gittiler.
Bakın dikkatinizi çekiyorum,İngilizce olarak sessiz sinema oynadık!
Üstelik sadece film yoktu,soundtrack,şarkı,kişi veya yer de anlattık ve tahmin ettik.Özel isimler dahil!Düşünebiliyor musunuz??
Ama çok keyifliydi,herkes anlattı,anlatmaya çalıştı..Tahminler havada uçuştu,kahkahalar...
Saate bakmadım ama takribi 00.30-01.00 gibi buddy ve arkadaşı kalktık,biz kaldık.Aynen devam ettik oynamaya.El birliğiyle etrafı toparladık,sonra birer ikişer yatmaya gitti millet.Saat 02.15-02.30 gibi odada üç Macar ve ben kalmıştık.Macarların biri kartlarla,bozuk paralarla falan küçük sihirbazlık numaraları yapıyormuş,onları gösterdi bize.Odaya geldiğimizde saat 03.00ü bulmuştu.Bir süre oda arkadaşımla lafladık sonra uyuduk.
Gerçekten çok eğlenceli bir geceydi,özellikle İngilizce sessiz sinema oynayacağım hiç aklıma gelmezdi :)
Macarların dün gece bizimle olan grubu eğlenceli ve keyifli insanlar.
Bakalım inşallah bu şekilde gider.
Cumartesi sabah uyadım ve yapacak bir şeyim yok.
Hava yağmurlu değil ama kapalı ve keyifli değil.
Sıcak suyumuz geldi ve banyo yaptım,oh rahatladım valla :) Banyolu da olduğum için dışarı çıkmak istemiyorum.
Sabahtan beri birkaç kişiyi gördüm common roomda ama diğerleri napıyor bilmiyorum.Çoğunluk odasında sanırım.
Oda arkadaşımla bayağı konuştuk bugün,o da sıkılıyor.Birbirimize fotoğraflarımızı gösterdik,Leyna ve Lex'in daha fazla fotosunu görmek istediği için pcdeki fotoları da gösterdim.
Beraber The IT Crowd izledik,pek sevmedim o diziyi,soğuk geldi bana.
Şu anda dün bizimle olmayan üç Macar'la beraber oturuyoruz,onlar kendi aralarında konuşuyor ben Big Bang Theory'nin bazı bölümlerini tekrar izliyorum.
Dün gece ne kadar keyifliyse bu gün de o kadar sıkıcı!
Macarlar kendi kabuklarına çekildi yine,çoğunu çok az gördüm ortak odada,doğru düzgün konuşmadık bile...Sanki dün 3e kadar oturan biz değildik!Neyse...
Sıkıntıdan patladım.Big Bang Theory'nin sezonunu komple bitirdim,odaya geldim.Sandalyemi pencerenin önüne çektim,ayaklarımı yatağa uzattım,çay koydum (evet ben!),kitabımı okudum...Sonra kalktım dışarıyı izledim,kim geliyr kim gidiyor diye.
Köpekli bir kadın geldi,köpeği tasmasızdı ve hayvan kapının yanındaki alanda koşturuyordu.Bir anda aklıma kızlarım geldi ve gözlerim doldu,onları bu kadar özlediğimi fark etmemişim.Odadan çıkıp merdivenin başında bekledim gelmelerini,geldiklerinde sevmek için izin istedim,bir yandan köpeği severken bir yandan ülkemde benim de 2 köpeğim olduğunu anlattım ki deli sanmasınlar :)
Sonra oda arkadaşımla konuştuk,o da çok sıkıldığı için kendimizi ormana attık :) Yaklaşık 1 saat ormanda yürüyüş yaptık.Değişiklik oldu iyi oldu.
Geldim sıkılmaca devam.Hemen herkes odasına çekilmiş durumda,Macarlar sanırım 3 grup şeklindeler.
Acayip sıkıcı bir gündü.
Aa bu arada unuttum bak.
Dün akşam Amsterdam'dan geldiğimde yanımda babamların verdiği lokum vardı.Serkan common roomdaydı ona götürdüm biraz yesin diye.Sonra da kapısını çalıp şu benim karşıdaki adama ikram etmeyi düşündüm,ee insanlarla arayı iyi tutmak lazım :) Tam aklımda bu varken ve elimde lokum kutusuyla odama dönerken baktım benimki ve yanında bir Hollandalı daha onun odasının önündeler.Ben adamın yanına giderken öbür Hollandalı (kısaca" diğeri") yanından ayrılıp yürümeye başladı.Türk lokumu ister misiniz,diye sordum.Aldı bir tane,o sırada diğeri döndü baktı,siz de ister misiniz dedim.Geleneksel Türk misafirperverliğini gösterdim :D Ülkemi en iyi şekilde temsil ediyorum bakın :) Neyse ikisi de aldılar ve beğendiler,kutuda bir tane kalmıştı.Son bir tane daha var,isterseniz alın dedim,aldı yedi..Beğendi kendileri lokumumuzu :)
Şimdi saat 22.10 ve ben pcyi kapatıp yatıyorum...Çoook hareketli bir cumartesi,di mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder